HAYAT BRANŞI TEKNİK PERSONEL

Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı)’ tan:
HAYAT GRUBU SİGORTALARI TEKNİK PERSONELİ HAKKINDA YÖNETMELİK TASLAĞI


BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
Amaç
MADDE 1- (1) Bu Yönetmeliğin amacı, hayat grubu sigortaları teknik personelinin niteliklerine, faaliyetlerine, mesleki yeterlilikleri ile bilgi ve becerilerini tespit etmek amacıyla yapılacak sınava, sicile, listeye, eğitim programlarına ve kimlik vermeye ilişkin işlemleri ve ilgili diğer usul ve esasları düzenlemektir.

Kapsam
MADDE 2- (1) Bu Yönetmelik, hayat branşında faaliyet gösteren Türkiye’de kurulmuş sigorta ve emeklilik şirketleri, yabancı sigorta şirketlerinin Türkiye’deki teşkilatları ile gerçek ve tüzel kişi sigorta acenteleri tarafından sunulan hayat grubu sigortaları ürünlerinin pazarlanması ve satışına yönelik faaliyetlerde bulunan gerçek kişileri kapsar.

Dayanak
MADDE 3- (1) Bu Yönetmelik, 03/06/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 23 üncü ve 32 nci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar
MADDE 4- (1) Bu Yönetmelikte geçen;
a) Acente: Ticarî mümessil, ticarî vekil, satış memuru veya müstahdem gibi tâbi bir sıfatı olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak muayyen bir yer veya bölge içinde daimî bir surette sigorta şirketlerinin nam ve hesabına sigorta sözleşmelerine aracılık etmeyi veya bunları sigorta şirketleri adına yapmayı meslek edinen, sözleşmenin akdinden önce hazırlık çalışmalarını yürüten ve sözleşmenin uygulanması ile tazminatın ödenmesinde yardımcı olan kişiyi,
b) Birlik: Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliğini,
c) Hayat grubu sigortaları: Hayat sigortası, evlilik/doğum sigortası, sermaye itfa sigortası ve yatırım fonlu sigortaları,
ç) Hayat grubu sigortaları teknik personeli: Şirket veya acentelerde hayat grubu sigortaları işlemlerine yönelik faaliyetlerde bulunan gerçek kişileri,
d) HAYMER: Sigorta Bilgi Merkezine bağlı bir alt bilgi merkezi olan Hayat Sigortaları Bilgi Merkezini,
e) Kanun: 03/06/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununu,
f) Kimlik: Acentede çalışan hayat grubu sigortaları teknik personeli için Acente tarafından, şirket bünyesinde çalışan hayat grubu sigortaları teknik personeli için çalıştığı şirket tarafından düzenlenerek verilen ve HAYMER nezdinde tutulan sicile kayıtlı olduğunu gösteren belgeyi,
g) Liste: HAYMER nezdinde tutulan ve faal olarak çalışan hayat grubu sigortaları teknik personeline ilişkin kayıtları gösteren listeyi,
ğ) Müsteşarlık: Hazine Müsteşarlığını,
h) SEGEM: 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 31 inci maddesine istinaden kurulan Sigortacılık Eğitim Merkezini, 
ı) Sınav: Hayat grubu sigortaları teknik personeli olarak çalışmak isteyen kişilerin mesleki yeterlilikleri ile bilgi ve becerilerini ölçmek amacıyla Sigortacılık Eğitim Merkezi tarafından yapılan sınavı,
i) Sicil: Hayat Sigortaları Bilgi Merkezi nezdinde hayat grubu sigortaları teknik personeli için tutulan sicili,
j) Şirket: Hayat branşında faaliyet gösteren Türkiye’de kurulmuş sigorta ve emeklilik şirketleri ile yurt dışında kurulmuş sigorta şirketinin Türkiye’deki teşkilâtını,

ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM
Hayat Grubu Sigortaları Teknik Personelinde Aranan Nitelikler ve Sınava İlişkin Esaslar

Hayat grubu sigortaları teknik personelinde aranan nitelikler
MADDE 5- (1) Hayat grubu sigortaları teknik personelinde aşağıdaki nitelikler aranır.
a) Medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olmak,
b) Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin dört numaralı alt bendinde belirtilen suçlardan hüküm giymemiş olmak,
c) En az lise veya dengi okul mezunu olmak,
ç) Sınavda başarı göstermiş olmak.

Sınav
MADDE 6- (1) 5 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilen nitelikleri taşıyanlar, mesleki yeterlilikleri ile bilgi ve becerilerinin ölçülmesi amacıyla SEGEM tarafından yapılacak sınava girerler. Sınav Türkçe olarak çoktan seçmeli yapılır. Sınavlarla ilgili tüm bilgi ve belgeler yazılı ve elektronik ortamda SEGEM nezdinde muhafaza edilir.

(2) Sınava giriş, değerlendirme, sınav sonuçlarına itiraz, sınav ücreti, sınav konu başlıklarının kapsamı ve sınava ilişkin diğer hususlar SEGEM tarafından Müsteşarlığın uygun görüşü alınarak belirlenir ve SEGEM tarafından her bir sınavdan en az iki ay önce Türkiye genelinde basım ve dağıtımı yapılan en yüksek tirajlı beş gazetenin ikisinde ilan edilir. Ayrıca, söz konusu esaslar SEGEM internet sayfalarında duyurulur.

(3) Müsteşarlık, gerek görülen hâllerde sınavın yapılması ve bu Yönetmelikle SEGEM’e verilen görev ve yükümlülüklerin yerine getirilmesi için, yurt içindeki veya yurt dışındaki kurum, kuruluş, meslek örgütleri veya üniversite kaynaklarından da yararlanabilir.

(4) SEGEM, sınavların uygulanmasına ve değerlendirilmesine ilişkin olarak yurt içindeki veya yurt dışındaki kurum, kuruluş, meslek örgütleri veya üniversitelerden teknik destek, danışmanlık ve benzeri hizmetleri alabilir.

      Sınav konuları
MADDE 7- (1) Sınav konu başlıkları aşağıda belirtilmiştir.
a) Sosyal Güvenlik Sistemi,
b) Finans ve Yatırım Araçları,
c) İlgili Vergi Mevzuatı,
ç) Hayat Sigortaları Uygulamaları ve Yasal Çerçevesi,
d) Genel Sigortacılık ve Bireysel Emeklilik Sistemi Bilgisi,
e) Temel İnsan İlişkileri Bilgisi ve Pazarlama.

 (2) Müsteşarlık, hayat grubu sigortaları teknik personeli olarak çalışmak isteyen bireysel emeklilik aracılarını, başarılı oldukları ortak sınav konularından muaf tutabilir.
 (3) SEGEM yukarıda belirtilen sınav konu başlıklarının kapsamını Müsteşarlığın uygun görüşünü alarak belirler.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Liste, Sicil,  Kimlik, Eğitim Programları ve Çalışma Esaslarına İlişkin Esaslar
 
Listeye ve Sicile Kayıt
MADDE 8 – (1) Liste ve sicil kayıtları HAYMER tarafından tutulur.

 (2) SEGEM 5 inci maddede belirtilen nitelikleri taşıdığını tespit ettiği kişileri, sicile kaydedilmek üzere elektronik ortamda HAYMER’e bildirir. Sicile kaydedilen hayat grubu sigortaları teknik personeline, HAYMER tarafından sicil numarası verilir.

(3) Şirket veya acenteler istihdam ettiği veya hizmet aldığı hayat grubu sigortaları teknik personellerine ilişkin bilgileri ve bu bilgilerde meydana gelen değişiklikleri on iş günü içinde, listeye kaydedilmek üzere HAYMER’e bildirir. Bildirimler elektronik ortamda yapılabilir.

Kimlik
MADDE 9- (1) Acentede çalışan hayat grubu sigortaları teknik personeline acente, şirkette çalışan hayat grubu sigortaları teknik personeline çalıştığı şirket tarafından kimlik verilir.

(2) Kimliklerin şekli ve içeriği Müsteşarlık tarafından belirlenir.

(3) Hayat grubu sigortaları teknik personelinin faaliyetinin durdurulması durumunda kimlikleri acente veya şirket tarafından geri alınır.

Eğitim programı
MADDE 10 – (1) Hayat grubu sigortaları teknik personelleri, tarihi ve programı Müsteşarlıkça belirlenerek üç ay önceden duyurulacak ve yılda bir kez beş iş gününü geçmemek üzere açılacak eğitime en az beş yılda bir katılmak zorundadır.

(2) Eğitimin süresi, kapsamı, ücreti ve eğitime ilişkin diğer hususlar SEGEM tarafından Müsteşarlığın uygun görüşü alınarak belirlenir.
 
(3) Eğitimlerin SEGEM tarafından yapılması esastır. Ancak, Müsteşarlık gerek görülen hallerde bu eğitimlerin yapılması amacıyla yurt içindeki veya yurt dışındaki kurum, kuruluş, meslek örgütleri veya üniversitelerden yararlanabilir.

Çalışma esasları
MADDE 11 – (1) Şirket, acente, banka ve özel kanunlarıyla sigortacılık yapma yetkisi tanınan kurumlarda, hayat grubu sigortaları ürünlerinin pazarlanması ve satışına yönelik faaliyetler yalnızca hayat grubu sigortaları teknik personeli tarafından yapılabilir.

(2) Sigorta poliçelerine ilişkin işlemleri yapan hayat grubu sigortaları teknik personelinin adı, soyadı ve sicil numarasının poliçe üzerinde açık olarak yer alması zorunludur.

(3) Müsteşarlıkça yapılan inceleme veya denetim sonucunda, hayat grubu sigortaları teknik personelinin;

a) faaliyetleri çerçevesinde yaptıkları iş ve işlemlerle sigorta sözleşmesine taraf olan kişilerin hak ve menfaatlerini tehlikeye düşürdüklerinin,
b) mevzuata, sigortacılığın icaplarına ve iyiniyet kurallarına aykırı hareket etmek suretiyle sektöre olan güveni sarsıcı ve sektörün itibarını zedeleyici tutum ve davranış sergilediklerinin

tespiti halinde faaliyetleri geçici olarak iki aydan altı aya kadar Müsteşarlıkça durdurulabilir.

(4) Yönetmeliğin 10 uncu maddesinde belirtilen eğitimi süresi içinde almamış olan hayat grubu sigortaları teknik personelinin faaliyeti bu eğitimi tamamlayıncaya kadar durdurulur.

(5) Müsteşarlık, faaliyetleri geçici olarak durdurulan teknik personelin durumunu, listeye kaydedilmek üzere HAYMER’e; ayrıca faaliyetlerinin durdurulmasını teminen çalıştığı şirket veya acenteye bildirilir.

(6) Hayat grubu sigortaları teknik personelinin, 3 üncü fıkrada sayılan hususlarda faaliyetlerinin geçici olarak durdurulmasını takip eden bir yıl içinde aynı fiili tekrar etmeleri halinde sicil kayıtları silinir. Bu şekilde sicil kaydı silinen hayat grubu sigortaları teknik personeli yeniden sicil kaydı için başvuruda bulunamaz.

(7) Hayat grubu sigortaları teknik personelinin yaptığı işlemlerden dolayı üçüncü kişilere vereceği zararlardan bağlı bulunduğu acente veya şirket sorumludur.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Geçici ve Son Hükümler

GEÇİCİ MADDE 1– (1) Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce şirket, acente, banka ve özel kanunlarıyla sigortacılık yapma yetkisi tanınan kurumlar bünyesinde hayat  grubu sigortası ürünlerinin pazarlanması ve satışına yönelik faal olarak çalışmış olduğunu ispatlayanlarda 5 inci maddenin (c) bendinde belirtilen mezuniyet şartı aranmaz.

(2) Bu kişiler, 31/12/2011 tarihine kadar faaliyetlerine devam edebilirler. Ancak, bu kişilerin 31/12/2011 tarihinden sonra faaliyetlerine devam edebilmeleri için, bu tarihe kadar 5 inci maddenin (ç) bendinde belirtilen sınavda başarı göstermiş olmak şartını yerine getirmeleri gerekir. Söz konusu şartı sağlayan kişiler sicile kaydedilir.

Yürürlük
MADDE 12- (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
      MADDE 13- Bu Yönetmelik hükümlerini Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan yürütür.




Kaynak :
Adres :
SEKTÖRDEKİ YERİMİZ

Sigorta Acentelerinin Türk Sigortacılık Sistemindeki Yeri, Rolü ve Önemi
2009 sonu itibariyle satış kanalı bazında üretimler TSRŞB Web sayfasına göre Acenteler üretimin %71,55’ini yapmaktadırlar. Yani Acentelerin Türk Sigortacılık Sistemindeki yeri; Kocaman bir %70’tir.

Bu rakam Acentelerin Sigorta Sektöründeki yerini açıkça göstermektedir. Tartışılacak kocaman bir paydan bahsediyoruz. Orana bakınca tartışılacak bir şey yok. Oranın büyüklüğü Acentelerin yerini açıkça göstermektedir. Sorun, Türk Sigorta Sektörünün taraflarının bu durumu nasıl gördüğüdür. Bu orana göre Acentelerin sektörün oyunu içerisindeki rolü gerçek mi? Bu rolü onlara kimler verdi ve bu rol hangi şartlarda veriliyor? Acenteler bu rolün hakkını verebiliyorlar mı? Bunlar cevaplanması gereken önemli sorulardır. Şöyle kısaca bir mevcut duruma bakalım;

Türk Sigorta Sektörü büyümek istiyor ve büyüme sancıları çekerken aslında reel anlamda küçüldüğünü görebiliyoruz. Konulan sermayelerin ve ortaya konulan emeğin ve hizmetin karşılığı tam anlamda alınamamaktadır. Yapılan bir ankete göre Sigortacılar müteahhitlerden sonra en güvenilmez ikinci kişiler olarak görülmektedir. Ve maalesef bu, yıllardan beri bu şekilde görülmektedir. İşin ilginç tarafı, sigortacılık mesleği güvene dayalı bir meslektir. Size güvenmezlerken siz büyümeye çalışıyorsunuz. Bir kısır döngü var gibi. Üretimin yaklaşık %70’ini acenteler yaparken, büyüme ve güven konusunda demek ki bu orana bakmak, bu yapı içerisindeki sigorta şirketlerinin rolünü de araştırmak gerekliliği de ortaya çıkmaktadır.

%70’in İçerisinde Sigorta Şirketlerinin rolü

Bu güne kadar Türkiye’deki sigorta acentelerinin görünümlerine bakalım. Özellikle Merkezlerden uzaklaştıkça tamircilerde, yumurtacılarda, büfelerde, konteynır içerisinde bu işi yapmak isteyenlerin astığı acente tabelaları ile bazı kurumsal acentelerin kuruyemişçilere, iplik satıcılarına, muhasebecilere verdikleri acentelikler; iş hanlarında, evden bozma ofislerde, bodrum katlarında acentelik yapanlar sizce güven sağlayıp üretimin artmasına katkıda mı bulunmaktalar yada yeni branşlar, pazarlar yaratıp şubeler mi açmaktadırlar.

Herkes Doktorluk Yapabiliyor mu?

Acentelik başvurusu yaptığında eğitimi, tecrübesi, sigortacılık bilgisi, pazarlama teknikleri, ofisinin fiziksel yapısı, yeterli ve nitelikli personele bakılmadan verilen acenteliklerin şirkete getirdiği hasar yükü, telefon ile şirketi meşgul etmeleri, hatalı poliçeler satıp uzun vadede getirilerinin çok üzerinde verdikleri zararlar hesaplanmamaktadır. Tüm bunların devamında güncel bir eğitim verilmeden satış ve üretim beklentileri bulunmaktadır.

Özel bir hastaneye bir doktor adayı başvurduğunda bu kişilerden belirli bir diploma ve tecrübe şartı istenmektedir. Nasıl ki hiçbir hastane tecrübesi ve diploması olmayan, yoldan geçen birisine sen gel doktor ol, ameliyat yapa yapa tecrübe edinirsin demiyorsa, biz sektör temsilcilerinin de bu şekilde yaklaşması çok önemlidir.

En önemlisi de Sigorta Şirketlerinin çok önemli olması gereken bir organı ile yaptığı komisyon iadeli rekabetlerdir. Bir önceki yıl 100 TL’ye yaptığınız işi, bir sonraki yıl 60 TL’ye nasıl yaptığınızı anlatamayacağınız gibi güven sağlamanız da zor olacaktır.

Basit bir soruyu defalarca sordum, tekrar soruyorum. “Bundan 85 yıl önce kurulan bir banka, bugün üretimin %70’ini sağlayan sigorta acenteleri gibi, şubelerini iş hanlarında, evden bozma dairelerde, bir mesleği  yapanın yanında ikinci bir meslek olarak kursalardı, günün ve çağın gerektirdiği güncel, haftalık, aylık,  yıllık eğitimleri almasalardı, teknolojiyi güncel ve gereği gibi kullanmasalardı bu gün bu kadar büyüyebilirler miydi? Tabi ki büyüyemezlerdi, çünkü bankacılık bir güven işidir. Sigortacılık ta bir güven işi ise biz de tabi ki büyüyemeyeceğiz. Gerçek sorunu görmeden direkt satış örgütlerinin kurulması, Bankasüransın geliştirme çabaları fazla maliyetli ve çözüm olmayacaktır. Çünkü bugünün gençleri sigortacılığı bir kariyer olarak görmemekte, sektöre tesadüfen girmekte ve ilk fırsatta sektörden ayrılmaktadırlar. İnancı olmayan gençler de bu sektörü büyütemeyeceklerdir. Türk insanımız ise bir omuz mesafesinde durmayı sevmekte, aradığında ulaşabilir ve çözüm odaklı olmak istemektedirler. Bu yapının sigorta acenteliği ile devam edeceği kaçınılmaz bir gerçektir.

Operasyonel Maliyetler Çok Fazla

Sigorta Acenteleri önemli maliyetler altında ezilmektedirler. Örneğin operasyonel maliyetler. Bir Acentenin personelinin en az %80’i satış işiyle değil, operasyonlar ile ilgilenmektedir. Gene genel birkaç istatistiğe baktığımızda acentelerin yaklaşık %80’inin yıllık üretimlerinin 400.000 TL’nin altında olduğunu, bu %80’in en az %60’ının yıllık üretiminin 250.000 TL’nin altında olduğu görülmektedir.

Basit bir fizibilite çıkarıldığında en küçük Acentenin sadece 1 personel çalıştırdığını, bir iş hanında küçük bir ofis kiraladığını, elektrik, internet, telefon, kanuni vergiler gibi masraflarını çıktıktan sonra kendisine de zor zor geçinebilecek bir pay verdiğimizi hesaplarsak bu acentenin yıllık minimum 500.000 TL üretim yapması gerekmektedir. Acentelerin büyük bir bölümünün üretiminin ortalama yıllık 300.000 TL’nin altında olduğunu düşünürsek oldukça düşündürücü bir durumla karşı karşıya kalıyoruz. Zar zor geçinen acenteler hangi kazançları ile güncel eğitim alacaklar veya bu eğitimlere personellerini gönderebileceklerdir. Hangi kazançla iyi giyinip önemli sosyal bir yaşama dahil olmaya çalışacaklardır. Tüm bunların yanında komisyon indirimleri, kurumsal acentelikler, bankasürans çalışmaları, kazancı daha da düşürmektedir.

Eğer Sigorta Acenteleri, Sigorta Şirketlerinin önemli bir uzantısı ve organı ise sektörde tüm sigortacıları büyük bir oranda temsil ediyorsa, bu kısımda düzeltmeler yapılması, sigorta şirketleri için çok büyük önem arz etmektedir. Bu şekilde devam ederse sigorta sektörünün en az 20 yıl daha gereği gibi büyüyemeyeceğini, güvenilmez meslekler sıralamasında birinci sıraya çıkmaya aday olacağını ben size rahatlıkla söyleyebilirim.

Öncelikle, özensizce verilen acenteliklere çok dikkat edilmelidir. Düzenli ve devamlı eğitim, büyümek isteyen sigorta şirketlerince mutlaka verilmeli ve zorunlu tutulmalıdır. Acentelerin ofislerinin güven vermesi ve banka şubeleri gibi kolay ulaşılabilir, uygun fiziki şartlara ulaştırılması gerekmektedir.

Bunlar kısa sürede maliyetli görünse bile kısa süre sonra sonuç alabileceğimiz basit çözüm önerileridir. Güncel sigorta ve pazarlama bilgisi ile donatılmış, ofisleri çağdaş temsil düzeyinde olan Acenteler Sigorta sektörünü büyütürken daha fazla kazanacaklardır. İşte o zaman eğitimcilerimiz ve sigorta şirketleri tarafından yazılan senaryolarda acenteler, sigorta şirketleri rollerini hakkıyla yerine getirip Sigortacılık Oscar’ına aday olabileceklerdir.


Turusan Bağcı




Kaynak :
Adres :
KRİZDE BÜYÜME
Krize rağmen rakamsal büyüme sürüyor.9 aylık prim üretimindeki yüzde 3,75’lik artış oranı enflasyonun gerisinde kalsa da sigorta sektörü rakamsal olarak büyümeye devam etti. Üretim artışı hayat dışı sigortalarda yüzde 2, hayat sigortalarında ise yüzde 14 olarak gerçekleşti.




Kaynak : Sigortacı Gazetesi
Adres :
SEKTÖRDE NEFES
Türk Nippon Sigorta 11 Nisan’da İstanbul Marriott Otel’de düzenlediği tanışma toplantısında acenteleriyle bir araya geldi. Türk Nippon Sigorta Genel Müdürü Yusuf Satoğlu ve şirket üst düzey yöneticilerinin hazır bulunduğu toplantıda acentelerle Türk Nippon Sigorta’nın hedef ve prensipleri paylaşıldı. Şirket yöneticileri tarafından acentelerin sorularının da cevaplandığı toplantının ardından gala yemeği yendi. Keyifli geçen toplantıda acenteler hem şirket temsilcileriyle hem de diğer acentelerle tanışma fırsatı buldular.
Toplantıda konuşma yapan Genel Müdür Satoğlu, konuşmasına Türk Nippon Sigorta’nın hedeflerini anlatarak başladı. Satoğlu, “Türk Nippon Sigorta’nın seçkin ekibiyle, 70 yıllık Harel Grup tecrübesini birleştirerek, Türkiye’de ilklere imza atmayı hedefleyen bir yaklaşımın temellerini atıyoruz. İlkelerimizden ödün vermeden, paydaşları için değer ve fark yaratacak olan Türk Nippon Sigorta’nın sigorta sektörüne yeni bir soluk getireceğine inancımız tamdır. Müşterilerimizin ihtiyaç ve beklentilerini en üst düzeyde karşılayacak kalitede ürün ve hizmetler sunmak öncelikli hedefimiz. Bizim amacımız rakamsal amaçlardan ziyade hizmet kalitesi ve ürünlerimizle bu sektörde farklı ve kaliteli bir yerde olmak” dedi.
Türk Nippon Sigorta’nın tarihçesini anlatarak konuşmasını sürdüren Satoğlu, şirketin 2008 yılında Harel Grup tarafından satın alındığını ifade etti. Harel Grup’un 70 yıllık sigortacılık geçmişine sahip olduğunu ve bünyesinde 44 şirketin faaliyet gösterdiğini kaydetti.
‘ULAŞILABİLİR OLACAĞIZ’
Şirketin acentelerle ilgili prensiplerinden söz eden Satoğlu şunları söyledi: “Şeffaflık, acenteler arası eşitlik, kaliteli hizmet ve kârlılık acentelerimizde ön plana çıkardığımız dört unsur. Acentelerimizin değerlendirileceği performans kriterlerini açık, net ve takip edilir şekilde acentelerimizle paylaşacağız ve bunu her acentemiz internet sitesinden günü gününe takip edebilecek. Acentelerimize vereceğimiz hizmet kalitesinde hiçbir farklılık olmayacak. Tüm acentelerimiz bizim için değerli ve büyük olacak. Tüm acentelerimizi eşit mesafede ve özel görüyoruz. Acentelerimiz ve şirketimiz kâr etsin ve bu kârlar paylaşılsın istiyoruz. İlk aşamada acenteleri değerlendireceğimiz ve her ay sonunda acentelerimizin komisyonlarını alacakları bir performans sistemi uygulayacağız. Kaliteli hizmet bizim için çok önemli, Türk Nippon Sigorta acenteleri kaliteli hizmet verecekler ve bizler acentelerimiz için her zaman ulaşılabilir olacağız. Pek çok sigorta şirketinde yaşanan ulaşılabilme sorununun burada yaşanmayacağına emin olun.”
SATIŞ ODAKLI BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ
Acente kuruluş masraflarının tamamının şirket tarafından karşılanacağını ifade eden Satoğlu konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Acentelerin kuruluş ve operasyon için gereksinimleri ilk etapta şirketimiz tarafından karşılanacaktır. Acentelerimiz yüksek teminat bağlamak istemezse onlardan sembolik bir teminat alacağız ve kredi kartıyla sanal pos üzerinden çalışabilecekler” dedi. Bölge müdürlüklerinin sadece acente satışları üzerinde odaklanacağının üzerinde duran Satoğlu şunları söyledi: “Tahsilat ve hasar gibi operasyon yükleri tamamen merkezden yönetilecek. Satış odaklı bölge müdürlüğü yapımız olacak, bölge müdürlüklerimizde etkili ve yetkili bir yapı hakim olacak. Az sayıda acenteyle çalışarak onlara piyasa şartlarında istediği rekabeti sağlayacağız. Bu yapımızı ilerleyen yıllarda da sürdürmek istiyoruz.”
ESNEK POLİÇE YAPISI
Türk Nippon Sigorta’nın sektörde rekabetçi olacağını kaydeden Satoğlu, “Bu işe başlıyorsak tabiî ki rekabetçi olacağız. İyi müşteri için her türlü rekabet anlayışını sunabiliriz ama bu kötü riskler için de rekabet edeceğiz anlamına gelmiyor. Özellikle iddialı olduğumuz ürünümüz seyahat sağlık sigortaları olacak. Bunun dışında farklı ürün çalışmalarımız da sürüyor. Yeni ürünler geliştirme konusunda grubumuzun 70 yıllık birikimine de güveniyoruz. Aynı zamanda poliçe açısından son derece esnek bir yapımız var. Müşterimiz ve acentemiz istediği ürünü kendisi tasarlayabilecek” dedi.
2010 yılı itibariyle sağlık branşında da poliçe kesmeye başlayacaklarını söyleyen Satoğlu konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Sağlık branşı bizim grubumuzun uzmanlık alanı. Harel’in sadece İsrail’de 3,5 milyon sağlık poliçesi var. Türk Nippon Sigorta’nın da sağlık branşında ruhsatı var ancak 2009’da bu branşta çok iddialı olmayacağız. 2010 yılındaysa bu branşta çok iddialı olacağımızı söyleyebiliriz. Sağlık branşı çok ciddi bir uzmanlaşma ve alt yapı gerektiriyor. Biz bunu üstünkörü yapmak istemiyoruz. Bu yapıyı tam oluşturmadan düğmeye basmayacağız. Bu nedenle 2010 yılından sonra poliçe kesmeye başlayacağız.”
1 HAFTADA HASAR ÖDEMESİ
Tahsilât konusundaki en önemli rekabet avantajlarının 6 bankayla başlattıkları kredi kartı taksit uygulaması olduğunu belirten Satoğlu, “Bu uygulamada çeşitli taksit avantajlarımız olacak. Teknolojinin verdiği tüm imkanları tahsilatta acentelerimize kullandırmış olacağız. Özellikle çok sayıda bankayla çalışarak acentelerimize en geniş imkanı sunmaya çalışacağız” dedi.
Hasarları 1 hafta içinde ödeme konusunda iddialı olduklarını kaydeden Satoğlu şunları söyledi: “Evraklar tamamlandığı tarihten itibaren bir hafta içerisinde hasarları ödeyeceğiz. Bu anlamda evrak tamamlama sürecini en kısa süreye indirmek için gerekli alt yapıyı oluşturduk. Cevaplama sürecini de en aza indireceğiz. Hasarın ödenip ödenmeyeceğinin kararı anında verilecek, karar süreci askıda kalmayacak. Müşterilerimize karşı net olacağız, hasarın ödenip ödenmeyeceğini net olarak söyleyeceğiz. Gri alan bırakmayacağız”



Kaynak :
Adres :

YORUMLAR
Bu bölüme hiç yorum yazılmamış

Yorum Yaz
Yorum yazabilmek için lütfen üye olunuz veya giriş yapınız